Alaca Yazıya Karışmış Küçük Kız
Kendimi burda buldum. Mutluyum. Ben Ayşe, bir asrın dörtte biri yaşındayım. Beklentilerim çok, tembelliğim bol. Heyecanım gani gani, enerjim yarim. Doğduğum zamanı hatırlamıyorum sadece bana söylenenler var; ”81 yılının mart ayında doğdun”,”çok usluydun”, “kundağa sığmayacak kadar iriydin” söylenenler arasında. Bunların içinde en çok işime yarayanı dogum tarihimdir ki her yıl mart ayında sevdiklerimden hediye, o da olmadı hatırlanmışlık alırım.
2002 yılında Radyo Tv Ve Sinema bölümünden mezun oldum. Hayatımın geri kalanını film yaparak geçiririm düşüncesindeyken Elif`e yakalandım. Elif, kızım… “anlam, anlam” diye tırmalayıp hafiften bunalım oldugum günlerde bile beni heyecanlandıran anne olma düşüncesinin tam olarak içindeyim şimdi. İçinde olmaktanda öte. Artık anne olmayı yaşıyorum. Beklediğim kadar varmış.”Elif! sen yasadığım en anlamlı şeysin”. Hala buna inanamıyorum desem cok komik olur muyum acaba. Kızım 8 aylık. Ve ben hala çocuk olan beni düşünüp nasıl oldu da zaman buralara kadar savurdu o küçük kızı diye şaşırmaktan alamıyorum kendimi. Annemin kokusunu hatırlıyorum. Çocuk olan bana gelen kokusunu. Sığındığım ve huzur bulduğum o koku şimdi bende de var. Ve bana sığınıp huzur bulan küçük bir kız var. Büyüyüp genç kız olmasını, beni arkadaşlarıyla tanıstırmasını, festivallerde film izlerken bana eşlik etmesini, “annecim sen yorgunsun, mutfağı bu akşam ben toplarım” demesini, birlikte düşünmeyi, keşfetmeyi, öğrenmeyi, birlikte büyümeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
İlk zamanlar, arka arkaya top karşılayan bir tenisçi gibi hissediyordum kendimi. Zaman zaman rakibim o kadar hızlanıyordu ki ona yetişmek için var gücümle çalışıyordum. Ağlayan Elif,kusan Elif,gazla dolu Elif, altını kirleten Elif, uyanan Elif, hepsini baştan alan Elif. Zamanla öyle usta bir tenisçi oldum ki bir yandan internette sörf yaparken bir yandan topları karşılar oluverdim. Zamanla tüm zahmetler, ağır gelen tüm sorumluluklar flulaştı ve önde netleşen tek bir şey kaldı; `gülümseyen Elif`. Kelimelerle duyguların anlaşamayıp birbirini terkettiği yerler vardır. İşte şimdi tam ordayim. Kelimeleri yetiremediğimden kisa kesiyorum. Hülasasi ben bu küçük kızı çok seviyorum. Artık inansam iyi olacak. Ben de anneyim.O na kızım demeyi çok seviyorum. Şaka yapıyormuşum gibi.Alaca yazıya karışmış küçük kız!!! Sen hangi renksin?
Anne oldugum için burdayım. Mutluyum. Her hafta alaca bir yazıyla mutlu olmak dileğiyle…
Ayşe Alpaslan














