ilk gün.

Günaydın günlük,
Sana sabahın şu kör vaktinde yazıyorum bugün. Çünkü bugün büyük gün, annem öyle diyor, okula başlıyorum. Ne tür bir büyüklük bilmiyorum ama arkadaşlarıyla ya da annesiyle telefonda filan görüşürken okula başlayacağım için çok duygulandığını söyleyip biraz da ağlar gibi oluyor ama bu sevinç gözyaşlarıymış, karıştırmamam lazımmış. Akşama olan biteni anlatırım sana, şimdilik hoşça kal..

Merhaba tekrar,
Okul güzel bir yer, annemin anlattığı kadar varmış. Kaydırak, salıncak, sınıf dedikleri odalarda bir sürü oyuncak, bahçede tavşan ve kaplumbağa bile var. Adına öğretmen dedikleri kadınlar var, iyi insanlara benziyorlar, yalnız başka çocuklar da var, olmasalardı daha iyi olurdu ya, neyse. Kahvaltıda peynirli omlet ve zeytin yedim, çok severim omleti, öğle yemeğindeyse çorbayla, dolma yedim.

2. gün.

Bu sabah yine gittik okula. Kahvaltı’dan sonra sınıfa çıktık, biraz resim yaptık, sonra öğretmen bize masal okudu, sonra bahçeye indik, sonra öğle yemeği yedik… her şey saatle bu biraz sıkıcı oysa evdeyken istediğim zaman karpuz yiyebiliyordum.

3. gün.

Canım günlük,
Bugün aramıza bir kız katıldı. Sürekli annemi istiyorum diye ağlıyor. ‘Tabi yaa! bunu ben niye düşünmedim ki daha evvel’ deyip ben de ağladım. Annen seni almaya gelecek dediler, biraz daha ağlayıp sustum, oyun oynadım, bir de uçak resmi yaptık.

5. gün

Yine ağladım giderken ama pek umursayan yok, annem sürekli gitmem gerektiğini, herkesin çocukken okula gittiğini, keşke çocuk olsaydım da ben de gelebilseydim diye beni teselli etmeye çalışıyor, oysa okulun girişinde oturup beni bekleyebileceğini ve arada sırada camdan kendisine bay bay yapacağımı söyledim ama o evde beklemeği tercih ediyor. Ağlamak da işe yaramıyor. Bir de yarın ve öbür gün tatilmiş, bakalım o nasıl bir oyun.

7. gün.

Merhaba günlük,
Annemin her sabah buraya beni bırakması biraz can sıkıcı, gözlerim doluyor ama o gidince ağlamıyorum, unutuyorum. Beni almaya geldiğinde de acayip seviniyorum. Öğretmenimin elime her gün tutuşturduğu not kağıtlarını annem bana okuyor. Tuvaletimi tuvalete yapmışım, yemek yerken üstümü kirlettiğim için üstüm değiştirilmiş, oyun oynamışım ve hamur çalışması yaparken çok başarılıymışım, annem çok seviniyor. Aferin benim güzel kızıma diyor.

10. gün.

Selam günlük,
Aslında şu okul hiç fena bir yer değil. Annem de yanımda olsa süper olurdu ama napalım kader. Bugün makaslarla kağıtları kesip, yapıştırdık çok eğlenceli. Bir de Ece bugün beni itti, düştüm, ağladım biraz. Öğretmen ona yaptığının yanlış olduğunu söyledi, benden özür dilettirdi, ben de affettim. Yarın ve öbür gün yine tatil. Ha bu arada tatil bir oyun değil, okula gitmemek demek..

17. gün.

İyi günler günlük,
Alıştım artık okula, herkesi tanıyorum. Okula yeni gelen çocuklar oluyor her gün, ağlıyorlar bazen, halbuki ağlayacak ne var ki bunda. Neyse, prensip olarak okul korkulacak bir yer değil, oyun oynanıp bazen de karpuz yenen bir yer. Tüm arkadaşlara tavsiye ederim..



Vildan Tura vildantura(at)gmail.com

Çocuk Sevgisi

- Pedagojik Danışmanlık ve Aile Bilgi Paylaşım Platformu -

Uzmanlarımız