Merhaba,
Oğlum Barış 23 aylık. Uysal bir bebeklik dönemi geçirdiğini söyleyebilirim; gaz sancılarına, yeme zorluklarına veya ağlama krizlerine neredeyse hiç tanık olmadık o dönem boyunca. Oldukça güleç ve sosyal bir çocuktu. İnatlaşmaz, yabancılarla tereddütsüz iletişime geçerdi.
Fakat bundan birkaç ay önce her şey değişti.
Öncelikle tüm değişimin ilk çıkışı olduğuna inandığım bir olayı paylaşmak istiyorum.
17 aylıkken aynı yaştaki bir arkadaşımızın kızıyla biraraya geldi. Küçük kız, bir doğum günü partisi sonrasında ortada balonlarla oynayıp, çalan müzükle dans edip duruyordu. Etrafındaki yetişkin ilgisinden ziyadesiyle mutlu olduğu görülebiliyordu. Oğlum da bir süre bizlerle onu izledikten sonra, o eğlenceye eşik etmek istedi. Ancak gülerek yanına yaklaştığı sırada yüzüne koca bir şamar yedi. Çok şaşırıp, acıyla karışık ağlamaya başladı. Üzüntüsünün daha çok hayal kırıklığıyla ilgili olduğunu anlayabiliyordum. Sevdik, okşadık, her ikisini bir araya getirip 'cici arkadaş' edebiyatı yaptık. Ancak ertesi gün oğlumu büyük aynanın önüne oturmuş, kendini tokatlarken buldum. Yine severek, "Barış cici, Barış iyi bir çocuk, biz Barış'ı severiz, vurmayız, anne cici, Barış cici," diye unutturmaya çalıştım. Sonrasında birkaç kere daha parklarda ya da arkadaş topluluklarında elindekini hızla çeken, vuran, iten, bağıran, şiddetle ağlayan çocuklara rastladıktan sonra, bu davranışların çocukluğa özgü olduğunu anladığını fark ettik artık. Ve "Barış cici" telkinlerimiz, bu davranışın engellenmesinde işe yaramamaya başladı.
Olayın geldiği son nokta şu ki, artık sevgisini de, sıkıntısını da vurarak belli etmeye çalışıyor. Eline geçirdiği her şeyi şiddetle atıyor ya da karşısındakine fırlatıyor. Bunu gerçekten canımızı çok yakacak kadar kontrolsüz bir güçle yapıyor. Şu sıralar çoğunlukla her tür durumda inatlaşma halinde. İnadını kırabilecek oyalamalara asla yanıt vermiyor; mekân değiştirmek, ilgisini çekebilecek başka şeyler bulmak, sevmek... hiçbiri fayda etmiyor. Artık yapabileceğim her şeyi yaptığıma inandıktan sonra, ağlaması hâlâ devam ederken ben mekân değiştiriyorum ya da normal düzenime onu duymuyormuş gibi devam ediyorum. Bu tutumumun da doğru olup olmadığı konusunda kaygılarım var. Her şey yoluna girdikten sonra bile, amacına ulaşamamış olmanın hırsıyla gün içinde defalarca kere kendini yerden yere atıp ağlama krizlerine giriyor. Sürekli bana vurmak istiyor. Bir süre elini tutup 'hayır' dedim otoriter bir sesle, birkaç sefer işe yaradıysa da şimdi şiddetini artırmaktan başka bir işe yaramıyor. Ve artık o kriz anlarını, vurma girişimlerini nasıl atlatacağımı bilemiyorum.
Barış hâlâ konuşmayan bir çocuk. İlk kelimesini 6 aylıkken söylemiş, bizi çok şaşırtmıştı; ci-cii! Üzerine sonraları çok az kelime ekledi; baba, dit/ditti, del, gun(su) ve nadiren anne. Ancak hiç durmadan kendince konuşan bir çocuk, bazen arada anlaşılır kelimeler yakalayabiliyoruz; birilerinin isimleri, sıcak, burun vs. Fakat anlattıklarımı anlamamak gibi bir durumu var. Çocukluğundan beri onunla konuşurum, çoğunlukla yetişkinle konuşur gibi. Bazı kelimeleri veya cümleleri daha anlaşılır kılmak üzere tane tane söylemeye gayret ederim. Çok kitap bakarız, bu en sevdiği aktivite. Parmağımı oradaki herhangi bir resmin üzerine götürüp ismini söylememi bekler. Söylerim ancak onun söylemesi için beklediğimde sinirlenerek kitabı fırlatır. Yine de fark ettiğim şu ki, ben kelimeyi söylemeden evvel ağzının o kelimenin söyleneceği biçime sokuyor, yani aslında kelimeyi biliyor. Ve tüm bunlara rağmen konuş(a)muyor!
Yaz başında bir oyun gurubunun deneme derslerine katıldık. Ortama kolaylıkla uyum sağladı. Bu Eylül döneminde düzenli olarak başlayacağız. Tüm bu davranış değişiklikleri, klasik bir 2 yaş sendromu ya da konuşamamanın getirdiği sıkıntıdan mı kaynaklanmaktadır ve oyun gurubuyla sorunlarımız hafifler mi? Yoksa bu davranış bozuklukları için pedagojik bir destek almamız kaçınılmaz mıdır?
Ya da en önemlisi, anne baba olarak bizler oğlumuzun bu davranışları karşısında nasıl bir tutum ortaya koymalıyız?
Oldukça uzun ve açıklamalı bu yazı için öncelikle özür dileyeceğim.

Cevabınız için şimdiden teşekkürler.