Gönderen Konu: Davranış Değişiklikleri  (Okunma sayısı 1344 defa)

Çevrimdışı Sema A.

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 3
Davranış Değişiklikleri
« : Temmuz 07, 2008, 01:58:39 ös »
 Merhaba,
Oğlum Barış 23 aylık. Uysal bir bebeklik dönemi geçirdiğini söyleyebilirim; gaz sancılarına, yeme zorluklarına veya ağlama krizlerine neredeyse hiç tanık olmadık o dönem boyunca. Oldukça güleç ve sosyal bir çocuktu. İnatlaşmaz, yabancılarla tereddütsüz iletişime geçerdi.

Fakat bundan birkaç ay önce her şey değişti.

Öncelikle tüm değişimin ilk çıkışı olduğuna inandığım bir olayı paylaşmak istiyorum.
17 aylıkken aynı yaştaki bir arkadaşımızın kızıyla biraraya geldi. Küçük kız, bir doğum günü partisi sonrasında ortada balonlarla oynayıp, çalan müzükle dans edip duruyordu. Etrafındaki yetişkin ilgisinden ziyadesiyle mutlu olduğu görülebiliyordu. Oğlum da bir süre bizlerle onu izledikten sonra, o eğlenceye eşik etmek istedi. Ancak gülerek yanına yaklaştığı sırada yüzüne koca bir şamar yedi. Çok şaşırıp, acıyla karışık ağlamaya başladı. Üzüntüsünün daha çok hayal kırıklığıyla ilgili olduğunu anlayabiliyordum. Sevdik, okşadık, her ikisini bir araya getirip 'cici arkadaş' edebiyatı yaptık. Ancak ertesi gün oğlumu büyük aynanın önüne oturmuş, kendini tokatlarken buldum. Yine severek, "Barış cici, Barış iyi bir çocuk, biz Barış'ı severiz, vurmayız, anne cici, Barış cici," diye unutturmaya çalıştım. Sonrasında birkaç kere daha parklarda ya da arkadaş topluluklarında elindekini hızla çeken, vuran, iten, bağıran, şiddetle ağlayan çocuklara rastladıktan sonra, bu davranışların çocukluğa özgü olduğunu anladığını fark ettik artık. Ve "Barış cici" telkinlerimiz, bu davranışın engellenmesinde işe yaramamaya başladı.

Olayın geldiği son  nokta şu ki, artık sevgisini de, sıkıntısını da vurarak belli etmeye çalışıyor. Eline geçirdiği her şeyi şiddetle atıyor ya da karşısındakine fırlatıyor. Bunu gerçekten canımızı çok yakacak kadar kontrolsüz bir güçle yapıyor. Şu sıralar çoğunlukla her tür durumda inatlaşma halinde. İnadını kırabilecek oyalamalara asla yanıt vermiyor; mekân değiştirmek, ilgisini çekebilecek başka şeyler bulmak, sevmek... hiçbiri fayda etmiyor. Artık yapabileceğim her şeyi yaptığıma inandıktan sonra, ağlaması hâlâ devam ederken ben mekân değiştiriyorum ya da normal düzenime onu duymuyormuş gibi devam ediyorum. Bu tutumumun da doğru olup olmadığı konusunda kaygılarım var. Her şey yoluna girdikten sonra bile, amacına ulaşamamış olmanın hırsıyla gün içinde defalarca kere kendini yerden yere atıp ağlama krizlerine giriyor. Sürekli bana vurmak istiyor. Bir süre elini tutup 'hayır' dedim otoriter bir sesle, birkaç sefer işe yaradıysa da şimdi şiddetini artırmaktan başka bir işe yaramıyor. Ve artık o kriz anlarını, vurma girişimlerini nasıl atlatacağımı bilemiyorum.

Barış hâlâ konuşmayan bir çocuk. İlk kelimesini 6 aylıkken söylemiş, bizi çok şaşırtmıştı; ci-cii! Üzerine sonraları çok az kelime ekledi; baba, dit/ditti, del, gun(su) ve nadiren anne. Ancak hiç durmadan kendince konuşan bir çocuk, bazen arada anlaşılır kelimeler yakalayabiliyoruz; birilerinin isimleri, sıcak, burun vs. Fakat anlattıklarımı anlamamak gibi bir durumu var. Çocukluğundan beri onunla konuşurum, çoğunlukla yetişkinle konuşur gibi. Bazı kelimeleri veya cümleleri daha anlaşılır kılmak üzere tane tane söylemeye gayret ederim. Çok kitap bakarız, bu en sevdiği aktivite. Parmağımı oradaki herhangi bir resmin üzerine götürüp ismini söylememi bekler. Söylerim ancak onun söylemesi için beklediğimde sinirlenerek kitabı fırlatır. Yine de fark ettiğim şu ki, ben kelimeyi söylemeden evvel ağzının o kelimenin söyleneceği biçime sokuyor, yani aslında kelimeyi biliyor. Ve tüm bunlara rağmen konuş(a)muyor!

Yaz başında bir oyun gurubunun deneme derslerine katıldık. Ortama kolaylıkla uyum sağladı. Bu Eylül döneminde düzenli olarak başlayacağız. Tüm bu davranış değişiklikleri, klasik bir 2 yaş sendromu ya da konuşamamanın getirdiği sıkıntıdan mı kaynaklanmaktadır ve oyun gurubuyla sorunlarımız hafifler mi? Yoksa bu davranış bozuklukları için pedagojik bir destek almamız kaçınılmaz mıdır?
Ya da en önemlisi, anne baba olarak bizler oğlumuzun bu davranışları karşısında nasıl bir tutum ortaya koymalıyız?

Oldukça uzun ve açıklamalı bu yazı için öncelikle özür dileyeceğim. :) Cevabınız için şimdiden teşekkürler.             

Çevrimdışı Nil Tuncali

  • Administrator
  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 4312
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Davranış Değişiklikleri
« Yanıtla #1 : Temmuz 07, 2008, 07:49:57 ös »
Merhaba,
Sitemize hos geldiniz.

Oglunuz buraya yazdiginiz kadariyla klasik bir inatlasma döneminde suan oglunuz. Cocugun gelisimi icin  önemli ve gerekli bir dönem oldugu gibi anne baba icin de cok zor bir dönem olan 2 yas sendorumunda her cocuk farkli tepkiler verir. Bu degisiklikler cocugun davranislarina cevrenin verdigi tepkilerden ve cocugun karakter özelliklerinden  kaynaklanir.
Ergenlik döneminde oldugu gibi 2 yas sendorumunda da cocuk bir ikilem icindedir. Bir yandan kendisini bagimsiz özgür hissederken, anne babaya ihtiyaci olmadigini düsünüp o sekilde davranmaya calisirken ( Ben büyüdüm, ben kendim yapabilirim ..) ayni zamanda hala herseyi kendi basina yapamadigini, anne babaya hala bagli oldugunu hisseden cocuk kendi istekleriyle anne babasinin isteklerinin ayni olmadigini anlamaya baslar. Bu nedenle cogu zaman agresif davranislar sergileyebiliyor bu dönemde cocuklar.
Sosyal gelisim demek cocugun sadece arkadaslar edinmesi,  grup icinde oyun kurmayi ögrenmesi degildir. Ayni zamanda evde yakin cevresinden görmedigi bir cok olumlu  ya da olumsuz davranisi da ögrenmesi ve  benimsemek istemesidir.  Diger cocuklardan ögrnediklerini pekistirip pekistirmemesi ya da kendi davranislarina örnek alip alammasi anne babanin cocugun bu davranislari göstermeye basladiginda verdigi tepkilere baglidir.
Eger diger cocuklardan vurmayi ögrendiginde evde aile ilgisiz  davranirsa ,cocuk da vurmaya basladiginda bu davranisin kendileri tarafindna onay almadigini  cocuga belli etmezlerse cocuk bu davranislarina devam eder. Ya da tam tersi bir sekilde aile cocuk yeni ögrendigi bu yanlis davarnisa asiri ilgi gösterir ve negatif ilgi dedigimiz ilgiyle yaklasirsa cocuk bu davranislarina yine devam eder.
Bunun yerine cocuk vurdugunda kisaca "HAyir vurmak yok " deyip kesin ve net bir diller uyarip daha fazla konu üstüne gitmemek bu yas cocugu icin daha uygundur. cocugun olumlu davranislarini pekistirmek, olumlu yaptiklarini ön plana cikarmak daha dogrudur. Sürekli yapmamasi gereken davranisin üzerine konusulmasi cocugu negatif ilgi vermektir ve cocuklar pozitif ilgiden oldugu kadar negatif ilgiden de hoslanirlar.
Eger bu dönemde bir de konusma sorunlari varsa, cocugun konusma gelisimi gerideyse ya da cocugun zeka gelisimi ile konusma gelisimi ayni seviyede degilse cocuk düsündügünü ifade etmek de zorlaniyor sa (Ki bu yas  döneminde cocukalrin konusma gelisimi cok farklidir) cocuk daha cok hircinlasir. Sizin oglunuzda  da oldugu gibi düsüncelerini ifade edemeyince, kendisini sözleriyle savunamadiginda, ya da olumlu  yada olumsuz isteklerini sözlü dile getiremiyorsa  cocuk farkli yollar deneyebilir kendisini ifade etmek icin.Vurma, tükürme ya da tamamen ice kapanma..

Bu dönemin cok dogal ve gerkeli bir dönem oldugunu unutmayin. Oglunuzu cok iyi gözlemleyin, hangi durumlarda hircinlasip vurmaya basliyor. Bu durumlari mümkün oldugunca önceden engellemeye calisin.
Oglunuz hicrinlastiginda sinirlendiginde siz mutlaka SAKIN olun. Oglunuz kendisini kontrol edemedigindne sizin sakin olan taraf olmaniz gerekir. Cocuklar böyle hircinlasip sinirlenip kendisini yerden yere attiklarinda anne babalarda sinirlendiklerinde, seslerini yükselttiklerinde durum daha da cikmaz bir hal alir. Siz sakin olursaniz oglunuz kendisini güvende hissedecektir.
Böyle durumlarda oglunuza birseyler anlatmaya, onu sakinlestirmeye calismak ise yaramayacaktir.Ona sakinlestiginde onunla konusacaginizi söyleyip yapmakta oldugunuz ise devam edin.Benim kizimda en cok ise yarayan "Istersen odana gidip orada sakinles, sakinlestiginde seninle konusabiliriz" deyip onun bu davranislarini yok saymak oldu. Simdi 3 yasina girecek ve kendisi "Anne ben odama gidip sakinlesip geleyim" diyor. Kontrolü iyice kaybedip büyük kriz durumlarinda sizin yaptiginiz gibi kendim baska bir odaya geciyorum. Ancak burada dikkat etmeniz gereken baska odaya geceme oglunuza "Sevgiden mahrum etme" cezasi gibi yansimamali. Kisaca "Ben odaya gidiyorum sen sakinlestiginde konusuz" demeniz yeterli olacaktir bunun icin. Yani cocuga kizp küsüp yanindan ayrilmak, bagirip yanindan ayrilmak gibi negatif etki yapmayacak tam tersine hem sizin sakinlesip tekrra enerji toplamaniz icin iyi gelecek hem de oglunuzun sakinlesmesi icin ona imkan taniyacaktir.
Dikkat cekme yönetmine de dikkat etmelisiniz. Oglunuza bir sürü öneride bulunursaniz oglunuz sakinlesmekte daha cok zorlanacaktir. Ona bir secenek sunun ya da öneride bulunun istemezse "Peki" deyip rahat birakin. NEgatif davranislarinin üstünde durmayin.
Konusma gelisimi icin buradan birsey söylemek dogru olmaz. 2 yas cocugun konusma gelisiminin geride oldugunu söylemek icin cok erken bir yas olsa da siz anne baba olarak icini rahat degilse bir uzmana basvurursaniz iyi olur.Ancak dedigim gibi 23 ay konusma gelisimi icin endiselenmek icin erken. Eger oglunuzun baska alanlarda da gelisim sorunu oldugunu düsünüyorsaniz cocuk doktorunuzla konusmanizi öneririm.
Oyun grubu oglunuz icin cok yararli olacaktir. Mutlaka öneririm.
Saygilar
Nil Tuncali

Not: Oglunuzun kontrolsüz gücünü kontrollü bir halde kullanabilmeyi ögrenmesi, negatif enerjiyi atabilmesi icin bol bol hareket imkani bulmasi gerekir. Özellikle acik havada  kosmasini, tirmanmasini, ziplamasini kisacasi bol bol hareket etmesini saglayin. Hergün mutlaka acik havada desarj olmasini saglayin. Cok sinirli oldugu zamanlarda bir yastiga yumruk atmasini, bir dösekte ziplamayi olunuza baskalarina vurmaya alternatif olarak sunabilirsiniz.
Sevgisini hircin hareketlerle göstermesinin yanlisligini da yine sizi örnek alarak, sizin davranislarinizi kendisine model alarak ve sizin ona verdiginiz tepkilerden ögrenecektir.
« Son Düzenleme: Temmuz 07, 2008, 09:14:24 ös Gönderen: Nil Tuncali »

Çevrimdışı Sema A.

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 3
Ynt: Davranış Değişiklikleri
« Yanıtla #2 : Temmuz 08, 2008, 01:17:25 ös »
Bu detaylı yazınız için öncelikle çok teşekkür ederim. Verdiğiniz bilgileri -ki zaten uygulamaya yakın bir yerde durduğumuzu düşünüyorum- uygulayacağız.
Bahsettiğiniz gibi oğlumun enerjisini boşaltması için sıklıkla yöntemler geliştiriyorum ancak, oğlum hakkında bahsetmediğim birkaç detay var. Kilolu ve son derece temkinli bir çocuk. İlk yürümeye başladığı dönemlerden bu yana(ki 14 aylık yürümüştü ve bunda kilosunun etkisi büyüktü) en ufak tümseklerde bile mutlaka tutunacak bir yer ya da herhangi bir destek arar. Halen daha kendini emniyete almadan oturup kalkmaz, tırmanmaz veya tehlike hissettiği şeylerden kaçınır. Parklarda oyun köprülerinden geçip gitmesini, kaymasını, tırmanmasını, rahatlıkla ortalarda koşturmasını isteriz ancak o çoğunlukla çok kontrollü bir şekilde ağır ağır merdivenlerden çıkıp, yukarıdan olan biteni izlemeyi tercih ediyor. Tehlikeli olmadığına onu inadırsak bile çoğu kez her çocuk gibi kaymayı reddediyor. Mesela bir kere balkon yıkanırken kayıp düşmüştü, oldukça hafif bir düşmeydi bu. Ama artık ayağını bastığı yerde ne zaman bir ıslaklık hissetse, destek arayıp milim milim yürüyerek o bölgeyi terk ediyor.
Hal böyle olunca da enerjisini doğal yollardan boşaltamadığını düşünüyorum.
Ama sizin de verdiğiniz destekle, bir oyun gurubunda gurupla hareket ederek bunun da yoluna gireceğine inanıyorum.
Verdiğiniz bilgiler için tekrar teşekkürler...


Çevrimdışı Nil Tuncali

  • Administrator
  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 4312
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Davranış Değişiklikleri
« Yanıtla #3 : Temmuz 08, 2008, 08:36:56 ös »
Oglunuzun  temkinli davranislarinda kilonun oldugu kadar algilamasinin da önemi olabilir. MEsajinizi okurken  kizimi anlatiyormussunuz gibi geldi. Kizimda tombis bir bebekti. Tüm motorik gelisimini zamaninda da yapmis olsa diger yasitlarina göre daha yavas ve tedbirliydi ki hala ölye. Kizim  1,5 yasindayken yasitlari yerinde duramazken her adimini temkinli atiyordu. Tirmanirken önce kendisini saglama aliyor düsmeyecegine emin olunca devam ediyordu. O dönemde algilamasi yasitlarina oranla daha ileride oldugu icin "BEn buraya ayagimi koyarsam ne olur düserim,..Buraya tirmanirsam kayarim.." gibi "Bir sonraki adimi hesaplama" ile mesgul oldugundan daha yavas hareket ediyordu.Sizin oglunuz da bir sonraki adimin ne getirecegini hesaplayip daha temkinli davraniyor olabilir.
Yapacak tek sey bol bol hareket imkani vermek, zorlamadan destekleyerek  kendisine güveninin gelmesini saglamak.Zamanla korkularini yenecektir. Bir de anne babalar "Aman düsersin,. dikkat et" gibi uyarilari cok yaparlarsa cocuklar hareket konusunda daha korkak olabiliyorlar. Bu konuda daha rahat olmaya calismaliyiz.Bazen cocuklarimiza kendi korkularimizi da yüklüyoruz. Siz tehlikeli olmadigina inandirmaya calistiginizi yazdiginiza göre bu tür davranislarda bulunmuyorsun anlasilan.Dedigim gibi bol bol hareket imkani verin.
Kilo konusunda da cocuk doktorunuzla  irtibattasinizdir eminim.