Bebek, Kelebek, Annelik
Testi ilk yaptığımda iki pembe çizgi kendilerinden emin belirince,
çığlık atmamak için kendimi zor tuttum. Başım dönmeye, kalbim hızlıca
atmaya başladı. İkinci teste elim uzandı ürkekçe. İdrar damlası salına
salına ilerledi ve evet iki pembe çizgi yine emin tavırlarıyla
belirdi, bana inat edercesine...
Bağırarak ağlamaya başladım, öyle duygusallıktan, annelik içgüdüsünden
falan değil, kendimi hazır hissetmemekten...Yada artık büyümenin,
büyük olmanın keskin tokadı suratıma çarpınca kabullenemedim, ben hep
anne ve babamın küçük kızı olarak kalmalıydım. Oysa şimdi kendi
çocuğum oluyordu, minicik, miniminnacık bir bebekcik. Derken minik
elli, minik burunlu bir bebek belirdi gözlerimin önünde, sonra çok
güzel bir mavi deniz, üstünde masmavi kelebekler aceleci olmayan
tavırlarla uçuşmaya başladılar. O da ne? Aralarına katılmıştım çoktan,
kelebek olmuştum... Denizin üstünde bir bebek sliüeti oluştu ve bana
öyle güzel gülümsedi ki, artık onu istiyordum.
Kelebek olmuştum...
Şimdi de anne olacağım...
Bir çocuk yetiştirmenin sorumluluğunun altında ezilmekten korkarak
anne olacağım.
İçimde, karnımın altında bir yerlerde bir vücut büyütecek, sonra da
onu dışarı çıkaracağım, anne olacağım.
Anne olmaktan korka korka, O'na vermem gerekenleri verememe
endişesiyle anne olacağım.
Annemi yüz kere tebrik ederek anne olacağım.
Tüm annelere binlerce kez teşekkür edip, hayran kalarak anne olacağım.
Artık büyüdüğümü kabul etmek zorunda kalarak anne olacağım.
Vücudumdan bir vücut, benliğimden bir benlik oluşturarak anne olacağım.
Mutluyum...
Merak ediyorum...
Kelebek oldum, uçuyorum...
Anne olmak istiyorum...
Hoşgeldin bebek...
Hoşgeldin karnıma, hoşgeldin hayatıma bebek...
Haziran 2004
Not: Kızım 3 yaşına doğru emin adımlarla ilerlerken sandıktan bu yazı çıktı, ona yazdığım ilk yazı, paylaşmak istedim :)
Girne Gül ÇELEBİ Çevre Yüksek Mühendisi/ Istanbul














